Zübeyde Hanım'ın vasiyeti yerine getirildi mi?

Zübeyde Hanım üzerine neden bilimsel bir çalışma yapılmaz? Yoksa bilmediÄŸimiz bir sakıncası mı var? Bilimselinden geçtik, İpek Çalışlar'ın "Latife Hanım"ı gibi popüler bir esere de razıyız. Lakin yok, yok.
Bu yüzdendir ki, sarı saçlı küçük Mustafa'nın kargaları kovalamasından ya da annesiyle babasının mahalle mektebine mi yoksa Åžemsi Efendi mektebine mi gitsin kavgasından bir adım ileriye gidemiyoruz.
Mesela Zübeyde Hanım'ın babasının 'Molla Feyzullah", kendisinin de dindarlığı kastedilerek "Molla Zübeyde' diye anıldığını bilmeyiz. Neden? Yazmazlar da ondan.
Ya onu Ankara'da görmüÅŸ olan Halide Edib'in yazdıklarına ne demeli? Türkün AteÅŸle İmtihanı" adlı kitabına göre hasta yatağında yatan Zübeyde Hanım Anadolu'nun kurtarılmasıyla ilgilenmiyor, oÄŸlunun Selanik'i kurtarmasını istiyordu.
Bir de vasiyetnamesi vardır Zübeyde Hanım'ın ki, neden üzerinde durulmadığını anlamak kolay deÄŸildir.
Mustafa Kemal PaÅŸa Ankara'daki yoÄŸun mesaisi arasında annesiyle eniÅŸtesi Mecdi Bey vasıtasıyla haberleÅŸiyor, yine anne tarafından akrabası olan DışiÅŸleri Bakanlığı Levazım Müdürü Cemal (Bolayır) Bey eliyle ona mektup ve para gönderiyordu.

Cemal Bey İstanbul'a bir geliÅŸinde Zübeyde Hanım kendisini iyi hissetmediÄŸini söyleyerek vasiyetini yazdırmak ister. Yakın komÅŸulardan üç ÅŸahit çaÄŸrılır ve vefatından yaklaşık 11 ay önce vasiyetname yazılır. Zübeyde Hanım kâğıda önce mührünü basar, sonra da baÅŸ parmağını.
16 maddelik vasiyetnamenin metni epeyce uzun. Dileyen tam metnini kiÅŸisel sitemden okuyabilir (www.mustafaarmagan.com.tr). "Ben Zübeyde, mevcut mallarımın üçte birini ayırarak aÅŸağıdaki gibi sarf ve vakfedilmesini vasiyet eylerim" diye baÅŸlayan vasiyetnameyi özetliyorum sizin için:
1. Ölünce yıkanıp kefenlenme ve kabir yaptırılma iÅŸiyle dedegân (bununla Mevlevi derviÅŸlerinin kastedildiÄŸini Åžemseddin Sami yazıyor) ve tehlilhân (cenazelerde yüksek sesle "La ilahe illallah" diyen) efendilerle beraber kabrine götürülmek istiyor. DefnedildiÄŸinin üçüncü günü akÅŸamı hafızlar, hocalar, akraba ve ahbapların akÅŸam yemeÄŸine davet edilerek yemekten sonra Kur'an-ı Kerim'den cüzler okunması ve duanın ardından hafız ve hocalara para dağıtılması için 450 lira kâğıt para bırakıyor.
2. Beşiktaş'taki Yahya Efendi'nin yakınına defnedilmek istiyor.
3. Yahudi iken Müslüman olan Hayriye Hanım'a, onun ölümü halinde oÄŸluna 10 lira verilecektir.
4. Daima akmak üzere ÅŸehrin münasip bir yerinde bir çeÅŸme yaptırılıp suyu akıtılmak ve ara sıra tamirine sarf olunmak üzere 475 lira tahsis edilecektir.
5. Her cuma günü namazdan bir saat önce baÅŸlayarak ezan okununcaya kadar uygun bir camide cemaate iki cüz Kur'an tilavet ettirilerek okuyanlara nemasından verilmek üzere 490 lirayı bırakıyor ve ekliyor: 4. maddenin hükümleri için ÅŸer'i mahkemelerde vakfiyenin tescil ettirilmesi.
6. Oruç, namaz ve günahlar için ve Kurban Bayramı'nın ilk günü 5 adet kurban kesilmek ve eti talebeye yedirilmek ve Kur'an hatmettirilmek üzere bir defaya mahsus olarak Çocuk Esirgeme Kurumu'na (Dârü'l-Eytâm'a) 200 lira bağışlanacaktır.
7. Paramı Selanik BaÅŸÅŸehbenderi Kâmil Beyefendi'ye teslim ettim. Osmanlı Bankası'nda muhafaza edecektir. Kâmil ve Cemal beyler burada saydıklarımın yerine harcandığını belgelendirerek oÄŸlum Mustafa Kemal PaÅŸa'ya hesap vereceklerdir.
Bir cenazenin bütün dinî muamele ve geleneklerin ayrıntılı olarak zikredildiÄŸi bu metnin en fazla dikkatime batan tarafı, Zübeyde Hanım'ın Kanuni'nin süt kardeÅŸi Yahya Efendi'nin yanına gömülmek istemesidir. Tabii sadaka-i cariye olarak çeÅŸme yaptırılması ve çeÅŸme için vakıf kurulması istekleri de çok önemli. Bir baÅŸka nokta ise kazaya kalmış oruç ve namazları için kurban kestirmek istemesi. Tabii bu iÅŸlerin takibi iÅŸini sevgili oÄŸluna emanet etmesi ise bambaÅŸka güzellikte bir mesaj içeriyor.
İyi güzel de, nasıl öldü Zübeyde Hanım?
Tam Mustafa Kemal PaÅŸa'nın İzmir'den ayrıldığı günün akÅŸamı vefat etti. OÄŸluna ertesi günü EskiÅŸehir'de verildi ölüm haberi. İzmit'te hayatî önemde bir basın toplantısı olduÄŸundan cenaze törenine gidemedi. BaÅŸyaveri Salih Bozok'a çektiÄŸi telgrafta, "Merhumenin münasip bir tarzda merâsim-i tedfiniyesini (defin törenini) ifa ettiriniz" diyordu.
Zübeyde Hanım 14 Ocak 1923'te vefat etmiÅŸ, ölüm haberi Mustafa Kemal'e 15'inde verilmiÅŸti. İzmit mülakatının ardından Ocak'ın 27'sinde geldi İzmir'e ve sevgili annesinin kabrini ziyaret etti. Orada etkileyici bir konuÅŸma yaptığını biliyoruz.
Peki cenazenin defin iÅŸini kim oganize etmiÅŸti? Bu kiÅŸi, müstakbel kayınvalidesi Zübeyde Hanım'ı evinde ağırlayan Latife Hanım'dan baÅŸkası deÄŸildi. Fakat iÅŸin ilginç tarafı, Latife Hanım o sırada henüz evli deÄŸildi. Çalışlar'ın kitabında herhangi bir kaynak göstermeden ÅŸunlar yazılmış: "Latife mezarlıkta yüzlerce gümüÅŸ mecidiye sadaka dağıtmış, ilk gece İzmir'in tanınmış hafızlarından 33 kiÅŸi çağırarak sabaha kadar hatim duası indirtmiÅŸ, üç gün üst üste dua, kırkında da mevlit okutmuÅŸtu. Ayrıca 52. gece de fakirlere aÅŸure dağıtılıp, hatimler indirilmiÅŸti."
Tabii ÅŸunları da okuyoruz aynı kitaptan: "Mustafa Kemal annesinin cenaze töreni için İzmir'e gelmedi... 16'sında İzmit'te İstanbul basınıyla buluÅŸtu. 20-24 Ocak'ta ise Bursa'daydı. Åžerefine Madam Brotte'un otelinde düzenlenen büyük akÅŸam yemeÄŸi bir evlilik partisine dönüÅŸmüÅŸtü."
Ya Zübeyde Hanım'ın Karşıyaka'da bulunan mezarını kimi yaptırmıştı dersiniz? Kimisi Kâzım Karabekir yaptırdı diyor, kimisi de Latife Hanım. Ancak bu ilk mezarın bugünküyle hiçbir alakası yok. Bugün tek bir kaya parçasından ibaret olan mezar taşı, 1940 yılında yaptırılmış. İlkinin eski yazılı kitabesinde "TBMM BaÅŸkanı Mustafa Kemal PaÅŸa hazretlerinin valide-i muhteremeleri Zübeyde Hanım'ın Ruhuna el-Fâtiha" yazılıydı. Yerine konulan o kaya parçasının üzerinde "Atatürk'ün Anası Zübeyde Burada Gömülüdür. Ölümü 1923" yazmaktaydı. Åžimdilerde bu yazı da kayanın üzerinden kaldırılmış ve yerine Zübeyde Hanım'ın bir kabartma büstü konulmuÅŸtur; yazıyı baÅŸka bir mermer levhada okuyoruz.
Kim mi böyle istedi? İsterseniz ben anlatmayayım da, siz Hasan Rıza Soyak'ın anılarından okuyun.
Bir vasiyet var ortada, bir de mezar. Uyulup uyulmadığına karar vermek size kalmış.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!